Warning: Parameter 3 to botRokZoom() expected to be a reference, value given in /home/sakinnet/public_html/libraries/joomla/event/dispatcher.php on line 136
Eyvah! Çocuğum Okula Başladı!

Bu yazı 2805. kez sizin tarafınızdan okunuyor.

IWIW megosztásStartlap kedvenchezGoogle könyvjelzőLink megosztása: Del.icio.usTwitterAjánlás a linkter.hu-raAjánlás a vipstart.hu-raFacebookDiggAjánlom a GururaBlogtér ajánlás
(3 oy, ortalama 5.00 de 5)
Rehberlik - Anne Babalara Rehberlik
Yazar Administrator   
Çarşamba, 11 Ağustos 2010 16:16

okul-fobisiSevgili Anneler ve Babalar,

Uzun bir yaz tatilinin daha sonuna yaklaşmaktayız. Okulların açılmasına az kaldı. Pek çok aile çocuğunu yollayacağı okulu seçti. Tabi eskisi gibi okula kayıt sıkıntısı da ortadan kalktı. Adrese dayalı nüfus sayımından sonra hangi okula düşüyorsanız o okula kaydınız otomatik olarak yapılmakta.

Eğer hala okul seçimi yapmadıysanız, biraz geç kaldığınızı söyleyebilirim. Geç kalmak derken, okul bulamamak ya da okulla ilgili teknik hazırlıkları yapmakla ilgili bir gecikmeden bahsetmiyorum elbette.

Özellikle, okula ilk kez başlayacak çocuklar için, anne-babaların pek de üzerinde durmadıkları psikolojik hazırlıktan söz edeceğim dilimiz döndüğünce. Ama önce okula başlamaktan ne kastettiğimi anlatmalıyım. Okula başlamak derken; okul öncesi eğitim kurumlarına ya da ilköğretim okuluna başlayacak çocukları kastediyorum.

“Okula başlamak” deyince eskiden ilkokul birinci sınıfa başlamak anlaşılırdı. Ama şimdi öyle değil. Değişen türlü şey gibi okul kavramı ya da okula başlamak kavramı da değişti. Oyun grubuna başlamak, anaokuluna başlamak, hazırlık sınıfına başlamak, ilköğretim okuluna başlamak gibi birden çok başlangıç grubu var. Bunların içinde de, oyun grubuna gitmeden direkt anaokuluna ya da hazırlık sınıfına başlayan gruplar ya da hiçbir okul öncesi eğitim kurumuna gitmeden direkt ilköğretim okuluna başlayan gruplar var.

Okul seçimi yapılırken verilecek doğru karar, anne babalardan çok, çocuk için doğru karar olmalıdır. Verilecek bu karar sonucunda çocuğunuz belki yıllarca aynı yerde eğitimine devam etmek durumunda kalacak, uzun veya kısa sürelide olsa bu ortam çocuğu birçok şekilde etkileyecektir. (Şenel,2005)

Çocuk için okula başlamak yeni bilgiler edineceği yeni bir dünyaya giriş anlamını taşır. Ailelerin ilkokul seçimine yönelik kararlarında etkin olan 2 boyut vardır. Bunlardan ilki çocuk, diğeri ise aile boyutudur. Buradaki amaç okul seçimi sırasında ilkokulun yapısının çocuğun özelliklerine ve ihtiyaçlarına cevap verip vermediğinin tespiti, diğeri ise ailenin beklentilerinin çerçevesinde, yaşadıkları sosyokültürel ve sosyoekonomik olanaklara paralel olarak gitmesidir.

Her aile çok doğal olarak, çocuğunun en nitelikli ve en ideal okul imkânlarından yararlanmasını ister. Ancak her aile için en ideal kavramıyla algılanan özellikler farklılık gösterir. Burada önemli olan “çocuğun, ailenin hayalindeki, idealindeki gibi değil de, gerçekte olduğu gibi kabul edilmesi gereklidir ki hem çocuk hem de anne baba hayal kırıklığı yaşamasın.” (Şenel,2005)

Önemli olan çocuğun yönlendirilmesinde anne babanın tutumları değil, çocuğun ilgi ve yeteneği esas alınmalıdır. Ailelerin çocuklarından beklentilerinin gerçekçi olmamasının başka bir nedeni de, anne babalar, kendi olamadıklarını çocukları olsun, kendilerinin sahip olamadıkları imkânlara çocukları sahip olsun isterler. Yavuzer,1994)

Çocuk için aranan eğitim ortamı öncelikle çocuğun özelliklerine göre belirlenmelidir. Eş, dost, akrabaların verdiği bilgiler esas alınmamalı; çocuğunuz arkadaşları veya akraba çocukları ile kıyaslanmamalıdır.”Çünkü gelişim bireyseldir ve her insanın gelişimi kendine özgüdür”. (Şenel,2005,s.21)

Gelişim (zihinsel, duygusal, sosyal ve bedensel olmak üzere) bir bütün olduğundan, çocukların tüm bu yönlerden gelişimlerini destekleyecek eğitim kurumlarının ve ortamlarının seçilmesi son derece önemlidir. (İnan,2003)

Bu gruplar içinde etrafında okula giden ablaları, ağabeyleri ya da komşuları olanlar var. Bir kısmı şu ya da bu nedenle bir okul ziyareti yaptı. Bir köy çocuğu için okul küçücük bir bina imgesi yaratırken, şehirde kolejde okuyan bir çocuk için kocaman bir kampus imgesi yaratabilir.

Şüphesiz birbirinden farklı deneyimler yaşamış bu grupların dinamikleri de birbirinden farklı olacak. Ve tabii her biri için “okul” kelimesinin anlamı da…

Şimdi size küçük bir araştırma yapmanızı önereceğim. Kendi çocuğunuz başta olmak üzere o yaş grubundaki mümkün olduğu kadar çok çocuğa “Okul ne demek?” diye sorun. Birbirinden çok farklı ve de çok renkli yanıtlar alacağınıza eminim.

Çünkü her çocuğun kafasında farklı bir okul tanımı var ve her biri okul deyince kendi kafasındaki okulu anlıyor.

Psikolojik hazırlık bu noktada çok önemli. Çünkü çocuğunuzun kafasındaki okul ile gideceği okulun gerçekliği arasında büyük farklar varsa, onu büyük bir hayal kırıklığı bekliyor olabilir. Bu da anne-babalara büyük bir sorun olarak geri dönecektir.

Daha önce okula gitmiş ve yeni bir okula başlayacak olan çocuklar için bu durum biraz daha fazla risk barındırıyor bence. Hele de eski okuluna duygusal anlamda bağlı ise, yani kafasındaki okul imgesi pozitif ise yeni bir başlangıç, çocuk hazırlanmadığı takdirde oldukça nahoş bir sürpriz olacaktır. Çünkü okul, onun için bir öncekidir. Tatile giren de o okuldur, yeniden başlayacağı da.

Hiç okula gitmemiş bir çocuk için ise okul, çevresinde bazı çocukların gittiği bir yerdir ve hakkında hayalleri vardır, deneyimleri değil.

Tabii çocuğun yaşı, kişilik özellikleri ve ebeveynle kurduğu bağ da son derece önemlidir. Özellikle ebeveynle kurduğu bağ, okulla birlikte önemli bir değişikliğe uğrayacak ve çocuk artık daha özerk bir birey olma yolunda önemli bir adım atacaktır. Bu noktada da anne-babanın bu ayrılığa hazır olması zorunluluğu vardır. Eğer ebeveyn –ki bu noktada çoğunlukla anneleri kastediyorum- çocuktan ayrılmaya hazır değilse, çocuk buna hiç hazır olmayacaktır. Bu konuya sonraki haftalarda daha ayrıntılı bir şekilde değineceğim.

Okulların açılmasının yaklaştığı şu günlerde çocuklarınızı psikolojik olarak bu başlangıca hazırlamak, hem onların hem de siz anne-babaların işini kolaylaştıracaktır.

Okul Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlardan Bazıları:

•Devlet okulu veya özel okul
•Tam gün veya yarım gün eğitim
•İşe, eve yakınlığı
•Okulun küçüklüğü, büyüklüğü
•Yabancı dil eğitimi
•Okulun taşıdığı prestij, kurumsallığı
•Yemek kalitesi
•Servis güzergahları
•Öğretmen yaklaşımı
•Öğretmenin seçiliş nedeni
•Sınıf mevcudu
•Okulun veli profili
•Okulun medyadaki rolü
•Kurucularının sahip olduğu siyasi ve dini görüşlere duyulan yakınlık
•Okulun sınavlardaki başarısı
•Ev ödevi verilip verilmemesi
•Etüt saatlerinin olup olmadığı
•Ders dışı etkinliklerin zenginliği...vb.

Her aile için bu sıralamanın farklı öncelikleri ve önemleri vardır.Anne babalar kararlarını iyi değerlendirmelidir.Çünkü yapacakları bu seçimle,belki de,çocuklarının anaokulundan, ilkokula,liseye hatta üniversiteye kadar aynı kültürde eğitilerek büyümesi anlamına gelmektedir. Unutulmaması gereken diğer bir hususta nasıl ki her aile ,her birey kendine özgü ise her okul ortamı da kendine özgüdür.Birbirine benzer kurallarla yönetilmesine rağmen,her okulun kendine özgü eğitsel ortama ve okuldakilerin etkileşimine ilişkin özelliklere sahip olduğudur. (Başaran,1996)

Aile belirtilen özelliklerden hangilerinin çocuğun okulda,sınıfta mutlu ve güvenli bir çocuk olmasını sağlamada etkili olacağını göz önünde bulundurmalıdır.
Okul seçiminde etkili olan diğer bir konuda öğretmen seçimidir.

Anne babaların öğretmenlerde arayacakları özelikler şu şekilde örneklendirilebilir.
•Öğretmen hakkında duyulan tarafsız övgüler
•Sınavlardaki başarı oranı
•Tatlı sert bir öğretmen olması
•Eve ödev verip vermemesi
•Yeni yöntemleri uyguluyor, gelişmeleri takip ediyor olması
•Geleneksel yaklaşımı benimsemiş olması
•Aile ile diyalog içinde olması
•Doğal olması
•Konuşma tarzı
•Ceza anlayışı ve uygulaması
•Meslek deneyimi
•Özel ders verip vermemesi
•Aldığı eğitim düzeyi

Çocuğa eğitim ve öğrenim imkanı sunan eğitimcinin özellikleri çok önemlidir ve bir okulun başarısı eğitimcileri ile sınırlıdır. (Arı,2003) Seçilen okulun mükemmel koşulları, sınıf ortamında bire bir öğretmenle yaşanan olumsuzluklar doğrultusunda önemini yitirebilir. Öğretmenlerin, çocuğun dersi sevmesi, çalışma alışkanlığı kazanması ile sahip olacağı değer yargıları ve tutumlarında üzerinde etkisi olacağı unutulmamalıdır. (Yavuzer,2001)

Bunların dışında diğer konulara da etkisi göz ardı edilemez;
•İnsanlara yaklaşımını
•Akademik konuları sevmesini
•Çalışmayı öğrenmeyi sevmesini
•Grupta işbirliği içinde çalışmasını
•Var olan yeteneklerinin fark edilip, geliştirmeye yönelik çalışmalar.....vb. sağlar.

Tüm bunlar çok önemli ve hayat boyu sürecek etkiye sahiptir. Diğer bir konuda, 6 yaşını tamamlamış her çocuk, fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal açıdan aynı düzeyde değildir. Yaş itibari ile hepsi aynı yaşta olsa bile hepsi aynı şekilde okumaya hazır olmayabilir. Bu konuda bir uzmandan yardım almak doğru karar verme olasılığını arttıracaktır. Bu durumda başvurulacak kişiler;

•psikolog
•pedagog
•psikolojik danışman
•çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanı
•anaokulu öğretmeni
•çocuk doktoru....vb.

Sonuç olarak okula başlamak, her aile için zor ve bir o kadar da değişiklikler gerektiren bir aşamadır. Aileler için çocuğun okula başlama kararı,birçok açıdan değerlendirilmelidir, çocuğun okula başlamaya hazır olup olmaması, okul, öğretmen..vb. Alınan kararlarda çocuk esas alınmalı ve idealde bir uzman desteği alınarak bu seçimlerin yapılması uygundur. Bu nedenle okul seçiminde olabildiğince çok yönlü düşünülmeli ve en vazgeçilmez unsurun çocuğunuzun sağlıklı, mutlu gelişim göstereceği bir okulda okumasıdır.

Temelinde sevgi olan hiçbir eğitim başarısızlığa uğramaz. Pestallozi

Kaynaklar:
1.Arı,M. (2003).Türkiye’de Erken Çocukluk Eğitimi ve Kalitenin Önemi.Erken Çocuklukta Gelişim ve Eğitimde Yeni Yaklaşımlar,Morpa Kültür Yayınları.
2.Başaran,İ.E. (1996).Eğitim Psikolojisi (Eğitimin Psikolojik Temelleri).5.Yazım Ankara:Gül Yayınevi
3.İnan,M. (2003).Çocuk ve Spor:Çocuğum Nasıl Spor Yapmalı?İstanbul:Morpa Kültür Yayınları.
4.Şenel,G.H. (2005).Eyvah!Çocuğum Okula Başlıyor.İstanbul:Özgür Yayınları.
5.Yavuzer,H. (1994).Ana-Baba ve Çocuk (7.Basım).İstanbul:Remzi Kitabevi.
6.Yavuzer,H. (2001).Çocuk Psikolojisi (Doğum Öncesinden Ergenlik Sonuna Kadar).20.Basım.İstanbul:Remzi Kitabevi.




Eski Haberler:

  JP-Bookmark