Warning: Parameter 3 to botRokZoom() expected to be a reference, value given in /home/sakinnet/public_html/libraries/joomla/event/dispatcher.php on line 136
BİRİLERİ “DUR” DEMELİ

Bu yazı 2476. kez sizin tarafınızdan okunuyor.

IWIW megosztásStartlap kedvenchezGoogle könyvjelzőLink megosztása: Del.icio.usTwitterAjánlás a linkter.hu-raAjánlás a vipstart.hu-raFacebookDiggAjánlom a GururaBlogtér ajánlás
(2 oy, ortalama 5.00 de 5)
Rehberlik - Anne Babalara Rehberlik
Yazar Administrator   
Perşembe, 24 Haziran 2010 20:43

Haftanın ilk iş günü akşamında günün yorgunluğunu üstümden atmanın keyfini çıkarmak amacı ile çayımı almış televizyon karşısında yudumlarken, şu sıralar herkesin dilinde olan- biz öğretmen camiasının yakından şahit olduğu, örneğin bir dizinin veya programın tutup tutmadığını öğrencilerin diline pelesenk olan diyaloglarından, sloganlarından, müziklerinden veya repliklerinden rahatlıkla görebiliyoruz, yani bir nevi reytinglerini ölçebiliyoruz.- bir sitkom diziye gözüm takılıyor.Yayına girdiği günden itibaren başlangıcından bitişine kadar tam olarak izlemediğim bir diziden bahsedeceğim. İzlemediğim bir dizi hakkında nasıl bir yorum yazabilirim dememe gerek kalmadan, izlediklerim bu yazıyı yazmama yetti de arttı bile. İsmini bu yazıda  zikretmeyeceğim fakat okudukça hangi diziden bahsettiğimi anlamakta zorluk çekmeyeceksiniz. Bu konuda bir şeyler yazmamın bir psikolojik danışman olarak boynumun borcu olduğunu düşünüyorum.

Dizinin kadrosu, herkesin beğenisini kazanmış, oyunculukları konusunda hiç kimsenin tereddütü olmadığı, gerçekten yetenekli sanatçılardan oluşuyor. Bu yazının başrol oyuncuları ile uzaktan yakından hiçbir ilişkisi yok, benim sıkıntım bu dizinin yazım kadrosu ve yapımcılarında. Konuyu daha fazla uzatmadan kaldığımız yere geri dönelim. Çayımı yudumlarken babanın iki çocuğuna karşı defalarca “köpek”,”öküz” demesi -komikliğin derecesini arttırmak için bu hakaretler şiveli bir tarzda söyleniyor, alttan da gülme efektti verildiğindeyse gerçektende çok komik oluyor- ve üstüne ardı ardına gelen adam akıllı şamarlar. Bu diyologların dakikalarca sürmesi ise beni aşırı derecede rahatsız etti. Anne figürüne bir şey demiyorum, sorun olan asıl şey babanın çocuklarına karşı yaklaşımı. Ben mi çok hassasım diye düşünüp eşime rahatsız olup olmadığını sorduğumda onu da fazlasıyla rahatsız ettiğini söylemesi ile bir şeyler yazmam gerektiğini düşündüm. Belki birileri bir şeyleri görür de bu duruma bir dur der diye.

 

Bir baba olarak çocuğum benim her şeyimken, onun sevinci benim sevincim; onun acısı benim acımken; çocuğumu yere göğe sığdıramazken nasıl olurda bir baba çocuklarına “köpek”,“öküz” diye hitap eder ve bu neden normalleştirilir? Yaratılanların en şereflisi (eşrefi mahluk) sıfatı ile insana, hayvana ait bir ad yakıştırmak ahlaken de yanlış bir tutumdur, tasvip edilemez. Bu aşağılamalara bir anlam veremiyorum, eğlenemiyorum, gülemiyorum sadece üzülüyorum. Bu diziyi televizyonun en fazla izlendiği saatte izleyicilere sunmak ise ne kadar doğrudur o da ayrı bir tartışma konusu.

 

Peki öyle babalar, anneler yok mudur, vardır mutlaka ama bunu milyonlara komedi diye lanse edip izlettirmeyi de hiç doğru bulmuyorum. Bu diziyi yazan kadroya sorsak şöyle bir savunma geliştirirler mi dersiniz?“biz olumsuzlukları gündeme getirip insanlara aslında şunları şunları yapmayın demek istiyoruz.”derler mi? Bence derler. Buna cevap olarak, negatif modeller ortaya koymaktansa pozitif modelleri ön plana çıkarmayı deneseniz daha iyi olmaz mıydı demezler mi? İnanın bu dizi birçok anneye babaya kötü örnek oluyordur. Biz yıllardır; şiddete karşıyız, iyi bir şey değildir, kötü sonuçlar doğurur diye çalışmalar yaparken gözümüzün önünde hatta gözümüzün içine sokarcasına hem duygusal istismar, hem fiziksel istismarı izleyip gülebiliyoruz. İnternete bakıp, yazılan yorumları okuduğumda ise herkes kadın başrol oyuncunun enteresan özdeyişlerine odaklanmış durumda sanki başkada dikkati çeken bir şeyler yokmuş gibi. Yani sorunu görmüyoruz ya da bunu bir sorun olarak görmüyoruz.

 

Biz psikolojik danışmanlar, psikologlar, eğitim uzmanları bu konuda yıllardır gerek okulda velilerimize gerek dışarıdaki insanlara karşı neleri düzeltmemiz gerektiğini anlatıp durduk hala da anlatıyoruz, anlatmaya da devam edeceğiz. Çocuklarımıza şu şekilde yaklaşalım, şunları yapıp bunlardan uzak duralım derken, bu dizi veya benzeri programlar ile her şeye, tüm çabalarımıza, çalışmalarımıza dinamit koyulmuyor mu?

 

Bu tip dizi ve programları denetleyen kurumlarımız mevcut, başta aileden sorumlu devlet bakanlığı ve radyo televizyon üst kurulu bu konuya dikkatli bir şekilde eğilirlerse ve dizi yazım kadrosu biraz daha titiz davranır, maddi kaygılarla değil de topluma bir şeyler kazandırmak veya olumsuzlukları fark ettirmek ya da değiştirmek amacıyla iş yaparlarsa daha başarılı sonuçlar elde edilebilir. Bir şeyleri değiştirmek yada var olan olumsuzlukların yerine olumlu davranışlar yerleştirmek sadece biz eğitimcilerin sırtında olmamalı, toplum olarak herkese bir takım görevler düşüyor. Medyada üstüne düşeni yapmalıdır, yolumuza kaya koymamalı, bizzat o kayaları yoldan çeken çekici kuvvet olmalıdır.

 

Kaynak:TURKPDR

Yaşar DİLBER

Psikolojik Danışman

Mayıs 2010-İstanbul



  JP-Bookmark