Warning: Parameter 3 to botRokZoom() expected to be a reference, value given in /home/sakinnet/public_html/libraries/joomla/event/dispatcher.php on line 136
Ben Çektim, Birazda Sen Çek

Bu yazı 2794. kez sizin tarafınızdan okunuyor.

IWIW megosztásStartlap kedvenchezGoogle könyvjelzőLink megosztása: Del.icio.usTwitterAjánlás a linkter.hu-raAjánlás a vipstart.hu-raFacebookDiggAjánlom a GururaBlogtér ajánlás
(0 oy, ortalama 0 de 5)
Köşe Yazıları - Köşe Yazılarım
Yazar Ramazan SAKİN   
Cumartesi, 06 Kasım 2010 00:01

anne_ve_cocukYurdum insanı büyük değişimlerden geçiyor. Yoksul bir yaşam sürerken eğitiminde işinde başarıyı yakalamış birçok genç ve orta yaşlı insanlarımızın zihninde iyi niyetli ama yanlış bir düşünce var. “Ben çektim çocuğum çekmesin” anlayışı. Kendimi bildim bileli duyarım bu cümleyi. Ve her duyduğumda da gıcık olurum.

Tamam, gerçekten çocuklarımız çekmesin, ama bu düşüncenin etkisiyle çocuklarımıza sorumluluk vermeme, her istediklerini alma anlayışı da çocuklarımızın sorumsuz bir şekilde yetişmelerine neden olacak ve onlara gelecekte daha çok şeyler çektirecektir.

Nasıl mı? Sen çocukken belki her istediğini alamıyordun, diğer arkadaşlarının bebeği, bisikleti, arabası vardı.
Sen kara lastik giyiyorken, pantolonunda birkaç yama varken, bazı arkadaşların düzgün elbiseler, normal ya da spor ayakkabılar giyiyorlardı.

Belki senin kullandığın çanta 3-4 öğrenci daha mezun etmiştir. Sen hep mahcup oluyordun, ama o kıymetli baba evi ancak geçindiriyor, “aman çocuklarım aç kalmasın” diye çırpınıyordu.

Sen daha o günlerde “eğer benim de bir gün çocuklarım olursa onları hiçbir şeyden mahrum etmeyeceğim” diye kendi kendine söz verdin değil mi?

Ama yanlış bir söz verdin. Sen çektin çocuğun çekmesin anlayışı tamamen iyi niyetli bir yaklaşım olsa da…

Evet, dostum; eğer çocuğuna her istediğini alarak senin çektiklerini çekmemesini istiyorsan yanılıyorsun. Çocuk bu, istekleri bitmez ki. Bir gün çikolata ister, diğer gün bebek; hâsılı her gün bir şeyler ister.

Gün gelir marka giymek ister, sen yine gönüllü alırsın.

Zamanla çocukta doyumsuzluk oluşur, her şeyin lüksünü ister, kendini özel ve başkalarından üstün görmeye başlar.

Ama hep kazanmadığını ister, hep birilerinden ister.

Kendi yüksek kişiliğine dayalı bir birey olmaz hiçbir zaman. Kendisini geliştirmeyi, zorluklara katlanmayı hiç beceremez.

Değerli anne babalar; bırakın çocuğunuz bazen yokluk da çeksin, varlığa ermek için mücadele versin, kendi kazandığının hazzını yaşasın, başarmaya ve kazanmaya alışsın.

“Ben varken başkası kim, ben farklıyım ve onlardan değilim” diyen, hep birilerinden iyi bir şeyler bekleyen çocuklar zamanla bu isteklerini çalışarak elde etme yerine, gayri meşru yollardan elde etmeye bakacaklardır.

Ben bu durumda sizlere soruyorum: “ben çektim çocuğum çekmesin” diyerek, onun her istediğini alarak, tatminsiz çocuklar yetiştirirsek çok mu iyi ederiz?

Çocuğun bir sınırı olmalıdır diye düşünüyorum. Çocuğun istediği şeylere bakmalı ve gerçekten ihtiyaçsa alınmalı, ihtiyacı yoksa alınmamalıdır. “Yavrucuğum senin buna ihtiyacın yok ki” demeli ve ikna etmelidir.

Eğer “param yok” dersen, çocukta senin gibi yokluğa kızar ve sonra da yanlışlar yapar. Kaldı ki çocuklar yalanı da çok kolayca anlarlar.

Anne babalar, beden ve ruh sağlığı yerinde her yönüyle sağlıklı nesiller yetiştirelim ki, yaşadığımız dünyada mutlu ve umutlu toplumlar oluşsun.

Sevgi ve muhabbetle kalın.



  JP-Bookmark