Warning: Parameter 3 to botRokZoom() expected to be a reference, value given in /home/sakinnet/public_html/libraries/joomla/event/dispatcher.php on line 136
Sormadan Belirlemeden Seçme (SBS) Kevgir Sistemi

Bu yazı 2077. kez sizin tarafınızdan okunuyor.

IWIW megosztásStartlap kedvenchezGoogle könyvjelzőLink megosztása: Del.icio.usTwitterAjánlás a linkter.hu-raAjánlás a vipstart.hu-raFacebookDiggAjánlom a GururaBlogtér ajánlás
(2 oy, ortalama 5.00 de 5)
Köşe Yazıları - Köşe Yazılarım
Yazar Administrator   
Cuma, 09 Temmuz 2010 02:38

sbs

Sormadan Belirlemeden Seçme (SBS) Kevgir Sistemi

Ortaöğretime geçişte OKS’nin kaldırılıp SBS’nin getirilmesine ilişkin karar verilirken kimseye danışılmadı. Yani eğitim camiasından otoriteler ve eğitimciler adına. Dershanelere yeni kaynak yaratma dışında hiçbir işe de yaramayacağı gün gibi aşikârdı. Yüksek makamlar tarafından karar verildi ve uygulandı. SBS’nin kaldırılma sürecinde ise gözlemlediğim kadarı ile yine kimseye sorulmadı. Hoş sorulsaydı bile bütün eğitim camiası “getirirken sormadınız, kaldırırken neden soruyorsunuz” deme hakkına sahip olacaklardı. SBS nin ilk geldiği günden beri kamuoyundaki tepkilerden SBS’nin kaldırılacağı ama kaldırmak için bahane arandığı belliydi. Ancak asıl yapılması gereken bir uygulamaya başlamadan önce o işin içindeki eğitim kadrolarının (en alttan en üste kadar) görüşlerinin alınmasıdır. Amaç üzüm yemekse tabi…

İlköğretim mi? ilkokul mu?

Milli Eğitim Bakanımızın, SBS’nin kaldırılacağına ilişkin basın açıklamasında kullandığı ifadeler “Şunu gördük ki; yönelim olarak ilkokul 4 üncü sınıfta 5 inci sınıfta da aileler çocuklarını okul dışı kaynaklarla eğitime yönlendiriyorlar. Dolayısıyla biz çocuklarımızı okul içerisinde ve okulu merkez alan bir sistem içinde eğitmeyi ve öğretmeyi hedefliyoruz.” Temelde eğitimci olmayan sayın bakanın diğer okul türlerini ve adlarını karıştırması normal olabilir ama ilköğretim okulu yerine 11 yıl önce tarihe gömülen “ilkokul” ifadesini kullanması affedilecek bir hata değildir.

Çözüm ortaöğretimde değil “İlköğretimde”

Sayın Bakanın, 4 yıl içinde genel liselerin tamamının Anadolu liselerine dönüştürülmesinden sonra ortaöğretime herhangi bir şekilde sınav sistemiyle geçiş olmayacağı, okul başarı sistemiyle geçiş olacağı, yönündeki açıklaması ise çok önemlidir. Bu cümleden hareketle Sayın Bakanın çözümü ortaöğretim kurumlarında tekdüzeliğin sağlanmasında aradığı anlaşılıyor. Ancak sorunun çözüm yeri ortaöğretim değil ilköğretimdir. Sınavsız sistemde okul başarısına göre öğrenci alımı yapılması mümkündür ama başarı görecelidir. Ülkemizdeki ilköğretim okullarının bulundukları yerleşim yerleri, imkânları, öğrenci ve velilerinin nitelikleri, öğretmenlerin not kriterleri gibi unsurlar öğrenci notlarını etkilemektedir. Öğrencilerin notları ile SBS’deki başarıları arasında fark olduğunu Bakanlık görerek bu konuda incelemeler yaptırmıştır.

Bu günkü uygulamayla okul başarısına göre ortaöğretime geçişin yapılması Bakanlık açısından yeni bir hezimet doğuracaktır. Böyle bir sisteme geçiş için öncelikle ülkedeki bütün ilköğretim okullarında akademik başarının ölçülmesinde belli bir standardı yakalamak gerekir. Yani şehrin en popüler okulundaki bir öğrenciyle bir varoş okulundaki öğrencinin başarısını eşit kriterlerle değerlendirecek bir sistemi gerektirir. O zaman başarı sistemiyle geçiş uygulanabilir. Diğer yandan imkânları aynı olmayan iki öğrenciyi böyle bir değerlendirme sistemine tabi tutmak ta aslında bir adaletsizlik ortaya çıkaracaktır. Bunu da göz ardı etmemek gerekir.

Yapılacak en güzel uygulamalardan biriside meslek liselerinin cazip hale getirilmesinden geçmektedir. Meslek liselerinden mezun olanlara iş garantisi sağlanarak hem işsizliğe çözüm üretilirken hem de kalifiye eleman yetiştirerek ekonomiye katkı sağlanmış olacaktır. Peki meslek liselerinin ne katkısı olacak diyebilirsiniz; Meslek liselerine giden bir öğrenci öncelikle ilgi alanına uygun bir mesleği icra etmiş olacak. Ayrıca akademik olarak ilerleyecek olan arkadaşından ortalama 5 yıl daha erken hayata atılacak. İş garantisi olacağından gerek öğrenci gerekse veli tarafından tercih edilecektir. Bunu yapmadan önce meslek liseleriyle ilgili geniş bir ARGE çalışması yapılmalı. İş dünyasının ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirilmeli.

Öte yandan okullar arası geçişler olmalı. Örneğin meslek lisesinde üstün başarı sağlayan öğrenci isterse Anadolu lisesine geçiş yapabilmeli. Anadolu lisesinde başarısız olan bir öğrenci meslek lisesine geçiş yapabilmeli. Bu geçişler aynı zamanda diğer liseler arasında da yapılmalı. Burada temel amaç öğrenciyi kazanmaktır. Bunun Almanya vb ülkelerde uygulamasıda mevcut.

Sözün özü:

1. Kapılarına Anadolu Lisesi yazmakla okulların başarılarının artmayacağı aşikârdır.

2. Ortaöğretime geçiş sisteminde çözüm yeri liseler değil İlköğretim okullarıdır.

3. Şimdiden 4 yıl sonra başarı sistemiyle ortaöğretime geçişin kararı verilmiştir. Bu kararı verirken eğitimcilerden görüş sormayanlar, 5-6 yıl sonra kaldırmak için sakın sormasınlar!

Ramazan SAKİN

Eğitimci Yazar

 




Yeni Haberler:
Eski Haberler:

  JP-Bookmark