Warning: Parameter 3 to botRokZoom() expected to be a reference, value given in /home/sakinnet/public_html/libraries/joomla/event/dispatcher.php on line 136
Mezarlık keşleri!

Bu yazı 3611. kez sizin tarafınızdan okunuyor.

IWIW megosztásStartlap kedvenchezGoogle könyvjelzőLink megosztása: Del.icio.usTwitterAjánlás a linkter.hu-raAjánlás a vipstart.hu-raFacebookDiggAjánlom a GururaBlogtér ajánlás
(1 oy, ortalama 5.00 de 5)
Hayata Dair - Hayata Dair
Yazar Ramazan SAKİN   
Pazartesi, 22 Ağustos 2011 21:52

BİRKAÇ serseri, Can Yücel'in Datça'daki mezarını tahrip etti...

Hadise gazetelerde uzun uzun yeraldı ama mezarın tahribinden önce yaşanan bir başka rezalet, çok fazla dillendirilmedi: Can Yücel'in hayranı geçinen üç-beş zibidinin şarap şişeleriyle şairin kabrinin başına gidip şarapları mezara boca etmeleri...
Bu rezalet üstelik, ailenin sanki birşeyler olacağı içlerine doğmuşcasına mezarın hemen yanıbaşına diktirdiği ve üzerinde "Çiçek dışında hiçbirşey konulmaması rica olunur" yazılı tabelânın önünde meydana geldi...

Zibidilerin mezarın başında yaptıkları serserilik âleminin fotoğrafını burada görüyorsunuz...

Her defasında yazıp söylüyorum: Bazı kurallara uymak ve inanıp inanmamak size kalmış bir iştir ama bu memlekette yaşıyorsanız, memleketin asırlardan buyana devam edegelen kurallarına uymak, inanmıyorsanız da saygı göstermek zorundasınızdır.

Mezarlıklarda neyin yapılıp neyin yapılmayacağı da, bu kurallar arasındadır. Ölülerini her vesile ile ziyaret eden, mezarlıkları bu ziyaretlerle dünyevî hayatın parçası haline getiren, hattâ kabir toprağının üzerine okunmuş su dökülmesini bile gelenek hâline getirmiş olan Türkiye'de bir mezarın başında ve üstelik kameraların önünde kör gözüm parmağına misâli şarap içip artanı da kabrin üzerine serperseniz, netice böyle olur! Hassasiyetlerine tecavüz edilen kesimin yanısıra şarap dökülen kabrin yakınındaki mezarların sahipleri bile ölülerine saygısızlık yapıldığı ve kabirlerinin murdar edildiğine inanır, gidip başında bütün bu işlerin edildiği mezarı parçalarlar!



HAYRET ŞARABI!
Dolayısı ile, bu işte mezara saldıran vandalların yanısıra şairin kabrini keşhaneye çeviren zibidilerin de vebali vardır, hattâ bu vebal daha da büyüktür ve ortada ağır, çok ağır bir tahrik bulunduğunun da unutulmaması gerekir!

Mezarın başında kafayı çekip etrafa şarap saçmayı "çağdaşlık" zanneden böyle zibidiler, yaptıklarının ortalığı karıştırmakla kalmadığını ve Can Yücel'in hatırasını bile kirlettiğini anlamayacak derecede ebleh olduklarını böyle bir işe kalkışmakla zaten göstermişlerdir. Şairin adı bundan böyle her nerede geçecek olsa, hatırlara sanatından ve şiirinden önce maalesef kabrinin başında yapılan bu pespâye âlem ve mezarının uğradığı saldırı gelecektir.

Ben, bir sanatçının hatırasına yapılabilecek bundan daha büyük bir hakareti, fenalığı ve mel'aneti hayal bile edemiyorum.

İşte, alkolü her mekânda içebilmeyi özgürlük, şişeyi ve kadehi rejimin sigortası, sarhoşluğu da aydın olmanın ön şartı zanneden zihniyetin geldiği son nokta: Parça parça edilmiş bir şair mezarı...

Can Yücel'in babası Hasan Âlî Yücel'in Yunus'a seslendiği bir şiirinde "Hakikat aşkına ermek diledim / 'Hayret şarabından iç' dedin bana" diye bir beyit vardır.
Üç-beş andavallı, Hasan Âlî'nin sözünü ettiği o "hayret şarabı"nı gidip oğlunun mezarına saçtılar...

Murat Bardakçı




  JP-Bookmark